ağlama karanfil

Tanım

duygu seli ol ak yüreğimden


Bağlantılarım

» Ana Sayfa
» Profilim
» Arşiv
» Arkadaşlarım

Karakule_X_ TARAFINDAN HACKLENMİŞTİR


Tarih: 12:05, 15/5/2006
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

ALEMİN

 KRALI


Tarih: 12:00, 15/5/2006
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

BU SİTE KARAKULE TARAFINDAN HACKLENMİŞTİR..


Tarih: 11:48, 14/5/2006
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Tüm annelerin anneler günü kutlu olsun

 

Yüce Allahu tealanın insanlığa en büyük hediyesidir bence anne.Yerini ne doldura bilirki kaçımız annemizi en zor anımız da yanımızda görmedik veya istemedik.58 yaşına gelmiş babam benim için vaz geçilmez her zorluğun üstesinden gelir dediğim o koca adam şunu der "keşke hala anam yanımda olsa onu öle çok özlüyorum ki..."evet işte insan oğlu bu nimeti bize bahşeden rabbimize sırf bunun için ne kadar dua etsek azdır.

İşte herkesin düşündüğünü bende düşünüyorum iyiki annem var ve iyiki benim annem dünyanın en iyi insanı.hala beni şefkatiğle koruyor iyki varsın, anneler günün kutlu olsun anacığım. Seni de hala özlüyorum çok azda olsa senle geçen sekiz yılım çok güzeldi,tombul babannem. Ve benim çocukluğum da emeği olan beni yetiştiren ikinci annem;ablam senin de anneler günün kutlu olsun.


Tarih: 10:56, 13/5/2006
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

HİÇ UNUTULMAYACAK YÜZ ANNE YÜZÜDÜR.(SAV)


Tarih: 10:54, 13/5/2006
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

BİR ÂMÂ ÇOCUĞUN HASRETİ

İşitiyorum, güneş pek güzel,çay kenarında suyun üzerine doğru sarkan çiçeklerin manzarası pek latifmiş...Ve nazik öten kuşların,havai böceklerin,uçuşu da görülecek şeylerden imiş.

İşitiyorum ki,geceleri gökyüzünde gizli ışıklar görünürmüş. Dalgaları göz yaşları gibi hazin olan deniz içinde dahi,beyaz yelkenli gemiler akıp gidermiş.   

İşitiyorum ki, çiçeklerin renkleri pek latif imiş. Dereler,dağlar, çayırlar, sular,ormanlar ve hususiyle fecir zamanları o kadar güzel, o kadar şirin imişler ki, bu kadar azamet ve ihtişama karşı insan,rabbine secdeler edermiş.  

Fakat ben, ne o gürültüsünü işitmekte olduğum denizi, ne o rengin çiçekleri, ne gökyüzünü, ne güneşi, ne o güzel meyveleri, ne kuşları, ne aydınlığı göremediğimden dolayı müteessir değilim.  

Hayır Allah’ım , hayır! Şu fani alemin güzelliklerinden hiçbirini arzu etmem. İlla!!. Heyhat..!.  Anacığımı göreydim..!



 

Tarih: 10:54, 13/5/2006
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

ANNE 

Anne inleyen bir ney, anne hicrandan yumak, 
Gözleri buğulu, nemli ve her zaman zâr zâr.. 
Kaderidir annenin ocaklar gibi yanmak, 
Hep hüzünlü eser onun ikliminde rüzgâr. 
Kuşlar gibi titrer o güneş yüzlü nevhayâl, 
Sîmasında alacakaranlık endişesi.. 
Her mevsim ayrı bir ızdırap, ayrı bir melâl; 
Dilinde özleyişlerin sihirli bestesi... 

Sînesi sımsıcak, çehresi de îmâlıdır, 
Semtinde herdem bir büyülü râyiha eser. 
Duyguyla süzülmüş gözleri hep hummâlıdır, 
Altın şakaklarında sarı güller gibi ter. 

Rahmet-zahmet iç içe.. bilmez geçen zamânı, 
Ne yazları, ne kışları, ne renkli bahârı, 
Ne gurûbu ne de şafağın söktüğü ânı, 
Her zaman duman dumandır o nazlı efkârı.. 

Bir kuluçka gibi sancılı gecelerinde, 
Hep şefkatle çarpan kanat sesleri duyulur.. 
Amansız hislerin öldüren pençelerinde, 
Yüreği bir matkap salınmış gibi oyulur. 

Elemi çok olsa da şekvâsı işitilmez, 
Bir Eyyûb sabrıyla göğüsler hiç-olmazları.. 
Onda ızdırap bitmez, acılar dinmek bilmez, 
Sönmeyen bir azimle aşar aşılmazları. 

Kanmaz asla sevmeye; o, sevgiye susuzdur; 
Şâire "su" dedirten hisle "evlât" der inler. 
Herkes derin uykularda iken o uykusuzdur, 
El açar Yaratan'a balalarını diler... 

Yürüdüğü yol, onun hislerinin yoludur, 
Durmaz, bir süvâri gibi yürür dolu dizgin.. 
O, yeryüzünde en ululardan uludur, 
Sînesi meleklerin sînesi kadar engin.. 

Zambaklar gibi sihirli çehrende, 
Varlığımı kucaklayan bir ışık; 
Duydum o duyulmazları sînende, 
Sen bir rüyâsın benim için artık... 

Nûru öteden pırıl pırıl sîman, 
Ukbâ derinlikleriyle büyülü.. 
Tülleniyor hülyâlarımda her an, 
Ölümsüz rûhunun bembeyaz tülü.. 

Bir yâd-ı cemîlsin, kabrin sîneler, 
Hazan yaşamıştın; ölüm bahârın.. 
Duâyla gerilmiş bütün gönüller, 
Berzah yamaçlarında bestekârın. 



Tarih: 10:49, 13/5/2006
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

ÇIĞILIK

 

Gittin yad ellere

Sandın var oralarda bir meşgale

Ama unutmamışsın ki

nerde olursan orada vazife

 

                                             Pek olmasada işin benle

                                             Arayan yokmuş seni başka yinede

                                             Sen bunlar palavra daha de de

                                             Yutmaz bu peşmurde

 

Anlatmak lazımmış meğer senin gibi

Savurmuşum bütün küllerimi

Ben olmuşum mecnun gibi

Olmaz böyle şiir;çorba gibi

 

                                                 Yazdık ama bir kere

                                                  Ne olmuş sensen terekeme

                                                  Bakarsın bende kapılmışım terekemeye

                                                  Aman sensen ol kaptırma kendini gedeye(enişteye)

 

Yav uzadı bu şiir sıkıldım

Yaptığım şakayı uzattım

Hakkını helal et bunalttım

Ne yapayım bir kere karıştı aklım

 

                                                   Takıldım biraz sana 

                                                    Arada birde beni ara

                                                    Gelmesende düğün için bu defa

                                                     Nasip dersin bir dahaki yaza

Bunları yazdım sakın kızma

Birde bizim için etsen dua

Sen bildiğin yoldan aman şaşma

Olursun muaffak inşallahuteala

 

                                                      Hoca! deyip delirtme benide

                                                      Hüsn-ü zanımı da kırma beni de

                                                      Neyse sen iyi bak kendine

                                                      Bilirsin herkes gibi severim senide.

 

 

NOT:Bu şir tarafımdan tanıdığım en iyi en değerli insan için yazılmıştır.yaban ellerde çektiği sıkıntılardan bi nebzede olsun uzaklaşıp gülmesi için.


Tarih: 04:46, 5/5/2006
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı


Tarih: 03:24, 5/5/2006
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

            ALLAH RAHMET EYLESİN

Yaşar tunagür hoca;elleri devamlı semada insanların hak yolu bulması için, namı celili yeryüzünde duymayan kalmasın diye,sevdiklerinin tabiriyle hizmet yolunda cesurca yürüyen genç yaşından beri kendini hak yoluna adamış adanmış ruh.Hiç bir zaman yaratılış gayesini unutmadan insanların manevi huzuru için yanında dava arkadaşları ile insanlığa efendimiz (sav)i anlatan onlara asrı sadaeti ve peygamber sevgisinin en üst sevyede yaşatmaya çalışan adanmış ruh.Allah rahmet eylesin

                                                                    

SEVDİKLERİNİN VE DAVA ARKADAŞLARININ GÖZÜNDEN;YAŞAR HOCA!

M. Fethullah Gülen Hocaefendi: Cesur, entelektüel ve onurlu bir din âlimi

Fethullah Gülen Hocaefendi, vefa insanı Yaşar Tunagür Hocaefendi’nin onurlu ve cesur bir insan olduğuna işaret ediyor. Gülen Hocaefendi, Tunagür Hocaefendi’yi şöyle anlatıyor: Tanıdığımda 37 yaşındaydı. Ben daha askere gitmemiştim. Siyah sakalı vardı. Yürüyüşü, oturuşu, kalkışıyla örnek, gayet onurlu bir din alimiydi. O, İstanbul’da neş’et etmiş bir beyefendiydi. Çevresinde mehabet ve saygı hasıl ediyordu. Çok cesur konuşurdu. Dediğini yapardı. Yaptığı şeyler de hep isabetliydi. Entelektüel bir yanı da vardı. Onda ciddi bir Peygamber sevgisi görüyordum. Sahabiyi gözleri dolu dolu anlatırdı. O yaşta o heyecanı ve aşkını, aklı ve iradesiyle dengeleyebilen tanıdığım nadir insanlardan biriydi. Yaşar Hoca’yla o kadar yakındık ki, ben onun için adeta ailenin bir ferdi gibiydim. Validesi vefat ettiğinde Yaşar Hoca’dan başka onu kabre indirecek kimse yoktu. Yaşar Hoca, etrafına şöyle bir baktı. Gözü bana ilişince, “Gel beraber indirelim.” dedi. Annesi de çok muhtereme ve mübarek bir kadındı. Mezara Yaşar Hoca’yla beraber indirdik. Sosyal yönü itibarıyla açık bir insandı. Takva ve haya sahibiydi. Hizmet söz konusu olduğunda maksadını en iyi şekilde ifade ederdi. Hissiyatını akıl filtresinden geçirip hemen konuşma haline getirirdi. O yönüyle de çok ender insanlarda bulunan bir meziyeti haizdi. Cenab-ı Hakk onu büyük hayırlara vesile kıldı. Kestanepazarı’na gelmesi, orada ilk meş’aleyi yakması, ilk kibriti çakması ona ait bir şereftir. Size arka çıkması, dokundurmaması sebebiyle o kadar çok insanın duasına mazhar olmuştur ki, farzların dışında bir şey yapmasa bile aldığı dualar onu evc-i kemale yükseltebilir.


Prof. Dr. Hayrettin Karaman Tunagür Hoca’nın vefatının bütün İslam aleminin kaybı olduğunu dile getirirken, “Tüm Müslümanların başı sağ olsun desek abartmış olmayız.” diyor. Prof. Karaman, Tunagür’ün Cumhuriyet döneminde İslami hayatın yaşanmasında önemli bir yerinin bulunduğuna dikkat çekiyor: “Yaşar Tunagür Hoca, Cumhuriyet döneminin İslami hayat bakımından en sıkıntılı zamanlarında hem İslam’ın yaşaması hem de yaşanması için adeta kendini feda eden bir kimseydi. Adlarına övgüler yapılmamış, haklarında romanlar, makaleler yazılmamış ama büyük hizmetler yapmış sessiz kahramanlar vardır. Bu da onlardan biriydi.”

Korkut Özal, Yaşar Tunagür Hocaefendi'yi iyi bir dost olarak nitelendiriyor. Özal, Hocaefendi'yi şöyle anlatıyor: “Beşeri ilişkileri çok hoştu. Dostlukları kalıcıydı ve ben onun, insanları kıracak en ufak bir şey yaptığına şahit olmadım. Allah'ın yeryüzündeki sükuneti sağlayan halifelerinden birini ararsanız Yaşar Hoca bu tarife uyuyor. Çok etkileyici, güzel bir hitabeti var. İnandığı gibi yaşadı.”

İstanbul Müftüsü Mustafa Çağrıcı, Tunagür Hocaefendi'nin din adamları için model olduğuna vurgu yaparken, Fıkıhçı Halil Gönenç de “Hakk'ın rızasına uygun, ve hakkaniyete riayet eden bir kimseydi.” yorumunda bulundu.


Tarih: 01:53, 3/5/2006
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->